29 Haz 2009

itiraf.com gibisinden


Finduilas tarafından mimlendim. itiraf mimi gibin bir şey. (sağolasın finduilas ya :):) cidden yazasım yoktu)

başlıyoruz.

- 6-7 yaşlarımdayken saçlarım bi erkek saçı kadar kısaydı. neden böyle bir şey yapıldı bilmiyorum ama saçlarım gittikten sonra yüzme dersimiz vardı ve ben anneme "anne beni kızların odasında almazlarki, erkek sanıcaklar" diyerek ağlamıştım.

- gene aynı yaşlarda kendimi erkek olarak doğmuş sanardım. ne biliyim tipim hiç de kız gibi gelmiyordu. inanılmaz zayıftım ve yüzüm arkadaşlarımınki kadar mükemmel değildi. aynaya bakıp bakıp neden beni sonradan kız yapmışlar diye düşünürdüm. gerçekten. geçirdiğim ameliyatlardan biri cinsiyet değiştirme ameliyatı sandım yıllar boyunca.

- 2 sene önce annemler hastalığımı benden gizlediğinde ölücem sanırım, o yüzden saklıyorlar diye onlara bağırmıştım.

- sevdiğim garip 2-3lü yemekler vardır. mesela ben ıspanağın yanında hem ayran hem yoğurt hem de peynir tüketirim.hatta cacık koysan onu da bitiririm. ıspanağı peynir olmadan yediğim tek yer okuldur. nutellalı ekmek-peynir, sucuk-domates-peynir vazgeçilmezlerimdendir.

- çise isminden nefret ederim. nedeni ise babamın bir arkadaşının evlendiği hatunun adının çise olması nedeniyle nikahta kadına sürekli ÇİŞE denmesidir. ilk başlarda komik gelmişti annemler anlattığında ama adam en az 3 kere böyle demiş. bu yüzden her çise,çisem isimleri kafamda çiş olarak belirir.

- oturup bez bebek, selena izliyorum. çnkü izleyecek başka şey yok.

- ismim bazen oldukça uyuz gelir bana. özellikle marulun bana ismimle hitap etmesi sırasında "ben de ismimi değiştiricem lan" diye düşündüğüm olur.

- LGS sürecinin son 2 ayında puanlarımın yüksek olmasının sebebi deneme sorularının cevaplarını çalmış olmamızdır. bu yüzden 821 aldım ben LGSden. hak ettiğimi yani :) 930 falan kopyaydı :D

- lisedeki insanlardan hep nefret ettim.

- liseyi devlet okulunda okumak istedim. milli piyango ya da atatürk lisesi olsun istedim. yedeklerden de giriyordum aslında. ama aile baskısı...

- başarılı olan insanları çekemiyorum. finallerde ya da vizelerde benden yüksek not alan varsa boğasım geliyor.

- magazin prg. izliyorum. var mı diyeceğiniz :)

- karpuz, kavun, nar, incir, ananas... benden uzak dursun. NEFRET ederim. yedirmeye çalışanı da döverim.

- salak insanlara asla tahammül edemem. onlar konuştukça gebertesim gelir.

- yanımda bir çift varsa ve benim sevgilim yoksa yanımda, o çift ölmeli. çok kıskanıyorum.

- marul başıma gelen en iyi şey.

- kitap okumayı sevmem, kitap bana hitap etmiyor ise tabi.

- milletin ayılıp bayıldığı rokadan nefret ederim.

- yıllarca kendimi üvey sandım. kendimi aile fertlerime benzetemiyorum çünkü.

- bu yaşımda hala çocuk kitapları okuyabiliyorum. bazen hoşuma gidiyor.

- babamın ve annemin memleketlerinden tiksinmekteyim. asla gitmek istemiyorum oralara.

- yıllarca okey öğrenemedim. kafam almadı. dün gece marul öğretti. kolaymış lan :D hayır gerçekten salak bi insanım ona yanıyorum.

- kağıt oyunlarından iğrenirim. ne saçmadır ya.

- romada yaşamak istiyorum.


neyse. bu kadar yeter sanırım. aklıma gelirse yazarım :D

ben de serrayı mimliyorum. tabi bu konuda mimlenmediyse :D bi de rockunzeli.
--> Read more...

28 Haz 2009

lütfen

biriniz beni uzunca yazabileceğim şekilde mimlesin. konu iyi olsun, mümkünse marulla ilgili olsun ama böle hayvan gibi uzun yazayım. noolur be hacı!

yoksa ben bu blogu kapatıp göçücem blogger dünyasından bak!(tehdit?!)

neyime güvendim ki şimdi?
--> Read more...

27 Haz 2009

ne denir ki?

hani bazen tam da bitti dersin, ama başlangıçtır o senin için.
her şeyin en kötüsüne hazırlarken kendini, ummadığın anda iyi bi şeyler olur ya...

işte o duyguyu tattım ben bugün.
--> Read more...

başımın üstünde ampul belirdi


olm valla buldum neden yazmak istemediğimi ha.
bu durgunluk nedendir, neden ellerim klavyeye gitmemekte, çözdüm. oh be!

okul yok da ondan!
hayır neden bahsetçem ben, ispanyolca kursunda sessiz sessiz oturduğumdan, lise1 e giden kızın sesine UYUZ olduğumdan mı :D

okul olunca atraksiyon oluyodu, komiklikler şakalar oluyodu. şimdi öyle bişey yok.
kös kös evde oturuyorum. 3 gün kursa gidiyorum, 5 gün marulla buluşuyorum. marulla buluşunca yapçak şey de bulamıyoruz artık. içiyoruz, yiyoruz. olay bundan ibaret.

ben 1-2 gündür geberene kadar içmek istiyorum. kusmak istiyorum, 1-2 saatliğine de olsa kafamda hiç bişi olmasın, hayat bana güzel görünsün. kendimi bir nevi adriana lima sanayım beyaz kanatların içinde falan. harbi istiyorum bak ben bunu.

neyse pazartesi teyzemle kuzenim geliyomuş. teyzem zaten hafif çatlak, kuzenimde biraz saf olduğundan komik :D dün anneme "teyze ben 1 şartla ankaraya gelirim" diyince annem de doğal olarak neymiş şartın demiş, bizimki "her sabah kahvaltı hazırlicam size" demiş.

canıma minnet olm, istersen ömrün boyunca kal bizde ama sabah kahvaltı hazırla. bi de bu ufaklık boğazına düşkün. ufaklık dediysem 11 yaşında ya neyse. hah ne diyodum adam hominigırttlak yediği için artık yuvarlanarak yürüyor, bir yere giderken ulaşım parası vermicek o hale geldi. ama işime gelir sabah kahvaltılarında. çünkü adam canı ne çekiyorsa koyacak, kuş sütüm bile olacak. biliyorumki. ehi ehi. çok kötüyüm ya!

hardal gitti ya parise,resmen bi parçam yok olmuş gibi. dertleşçek adam yok, dedikodu desen.. peeeh! üstelik baya var gelmesine. dönüşte rock'n coke'a gidicek artist.

cuma günü caponun bi arkadaşı amerikaya gidiyo.çarşamba ona veda hedesi olcakmış. umarım hiç unutamayacağı bir gece yaşatabiliriz.

aşağıdakilerin hepsi benimmiş meğersem. içiyomuşum. geceyi hatırlamıyomuşum falan. metaxa var içlerinde daha ne isterim!


bana iççek şeyler söyleyin ya. kafam kopsun istiyorum.
gene hevesim gitti okuyucum. ben iyisimi gözlerini daha fazla yormayayım. yazık olur.
--> Read more...

26 Haz 2009

nasıl yani?!

ipodumdaki dans şarkıları denince en az 4-5 şarkıyla listeye giren adam..
hayatını kaybetmiş..
inanamadım.
inanmak istemedim.

michael jackson... :(
--> Read more...

24 Haz 2009

akşam akşam


bir o bloga bakıyorum, bir de diğerine.
kimse üzerine alınmasın şimdi yazacaklarımı.
ne bir gönderme yapıyorum, ne de bloggerlarla kişisel problemim var.

ama PuCCa'nın yazdığı yazı sonuna kadar takdire şayandır. hepimiz bilmesek de bu yazıyı yazmasındaki neden bir bloggerın sataşmasıdır. (kimse üzerine alınmasın, sataşan bile. kendi görüşlerimi yazıcam)

PuCCa hatunun yazılarını her zaman ilgiyle okumuşumdur. 1 tam günümü blogundaki tüm yazıları okumaya ayırdığımı bilirim. ve hayatla ilgili ya da çevresindeki insanlarla ilgili tespitleri, ya da yaşadıkları her zaman ilgimi çekmiştir. yeni yazı var mı diye hergün kontrol ederim. seviyorum yazılarını.

-------------------

PuCCa demiş ki kadınlar sevişiyor. evet anacım sevişiyorlar. doğanın kanunu bu. partneri erkekmiş bayanmış fark etmiyor ama hatunlar bu işi gerçekten yapıyor.

ne yazıkki kimse kalkıp da BEN BU GECE İŞİ PİŞİRDİM diyemez. nerede yaşadığını bilen aklı başında hiç bir insan demez. şimdi ben buraya bazı şeyler yazıcam ve marul kızıca biliyorum. ama yazıcam işte.

kadın tokmaklandığını bazen en yakın arkadaşına bile söyleyemez. fakat içine attıklarını dile getirme ihtiyacı hisseder. doğal abi. erkeklerin bir çoğu malum geceden sonra zafer konuşması yapmaz mı erkek arkadaşlarına? yapar. istisnalar var tabi. ama genel olarak böyle. e kadın erkek eşitliği diye bağırıyorsunuz. kadın neden zafer dolu demeçler veremiyor o zaman? bir bakın kendinize.

kadınların bir çoğu maceralarını anlatmak için bloga başvuruyor. normal şartlarda "vurun kahpeye" demez misiniz? haksızsınız ama. kadın ihtiyacı olan bir şeyi yaptıysa suç kimde? kimsede tabiki. lan bırak kadın istediği gibi zevkini yaşasın sana ne denyo! bık bık ötüyosunuz kadın hakları diye. alın size kadın hakkı! kadın sevişir de öpüşür de... ha çoğu ayşe arman gibi olamaz. seviştim diyemez. diyecekse de bloga yazar ya da bir şekilde anlatır derdini. ama bak bi daha söylüyorum. erkeğin yaptığı kadar kadın da yapar bunu. seks tek kişilik mi olm? değil? sorunun ne o zaman! tieallam!


---------------

daldan dala atlamış gibi olmayayım ama PuCCa seks blogu değil bloggerlar. baştan sona oku bakalım neler yazıyo. bana tüm yazılarda hatunun seviştiğini yazdığını ispatla, 40 yıl kölen olayım. ha yok ispatlayamayacaksan... sus güzel kardeşim. ayrıca istediğini yazabilir bloggerlar. onların derdi seni mi geriyo? sinirlendim akşam akşam.


not: alınma dedik. alınma. her kimsen.
not2: PuCCanın avukatı falan değilim ama bu da bana battı işte.
--> Read more...

23 Haz 2009

okuyucu, buna bakmalısın (sanırım)

iyi ki placebo konserine gitmek istememişim.

yoksa ertelenince sinir krizine girerdim. üstelik;

BENİM TERSİM PİSTİR LAN.

ben evde kendi kendime placebo konseri veriyorum zaten. huh.



-------------bu kısım sonradan eklenmiştir.

deviantart'ım olduğundan bahsetmiştim. ilk çalışmamı yükledim. aha yeah.
istanbulda ortaköydeki bi kediyi çekmiştim. çok bi şirindi.
ben onu yerdim falan.

öyle işte. bi kaç bişi daa yüklersem veririm adresimi :)
--> Read more...

MiMiM-2

Geveze hatun beni mimlemiş. bir göz atalım bakalım...

+En mutlu olduğun zaman:

Tabiki de marulumun yanımda olduğu her zaman. fena mutlu oluyorum bu herif yanımda olduğu zaman.

+Hangi gizli güçe sahip olmak istersin:

Sihirle bir yerden bir yere gidebilmek isterdim. böylece her istediğim anda marulumun yanında olabilir, ondan hiç bir zaman ayrı olmazdım. gece o uyurken yanına gider kocaman bi öpücük kondururdum yüzüne. severdim onu.

+Çocukluk hayalin nedir:

Eğer çocukluk derken 3-4 yaşlarımı kastediyor isek: dansöz olmak. her zaman dansöz olucam dermişim. anneannem kızarmış bana. dansçı olucam de bari dermiş. ben de inatla dansöz olucam dermimişim. çocukluk işte. her zaman sevdim dans etmeyi, kıvırmayı.

+Ne renk olmak istersin:

Şu anda bej rengi olmak isterdim. ama neden bilmiyorum. gerçekten istiyorum.

+Şu anda nerede olmak istersin:

Marulun yanında tabiki. soruya bak!

Mimi Kamileğ hatuna yolluyorum.
--> Read more...

22 Haz 2009

MiMiM

kamileğ hatuna yalvarmıştım, mim gelirse şutla diye. sağolsun rica(!)mı kırmamış. yirim.

1) Kullandığım Parfüm:
Givenchy ve H6(açık parfüm almştık marula, yanında verdiler. neyin çakması bilmiyorum)

2) Kullandığım Krem:
Nivea

3) Takipte Olduğum Diziler:
1 Kadın 1 Erkek ve How I Met Your Mother(tüm sezonları baştan 949141. kere aldım. şimdi yeniden 4. sezondayım)

4) Okuduğum Kitap:
Bin Muhteşem Güneş.

bu mimi her isteyen alabilir. camenta şutladı bile yazabilir. mümkündür.

(sağol kamileğ ya, sıkılıyordum)
--> Read more...

21 Haz 2009

nasıl anlatsam bilemiyorum


evet blogger kardeşlerim. ilhamın i'sinin gelmemesiyle birlikte, sizler için yazmaya çalışıciğim(tamamen sizi düşünüyorum :p)

- minik bize geldi bugün. ben bu karıyı kıskanmaktayım efendim. benim 1 üst bacağım kadar kalçası var. hatta kalça bile denmez ona. innnceeeciiik. of anam of. ben daha göbek bağlamaya devam edeyim...

- babamın düşüncelerine göre bana araba alınmayacak nisana kadar. gerekçesi acemi olmam nedeniyle küçük arabayla sıkıştırılabiletimin fazla olması. haklı. bu konuda ona kızmıyorum. annemin arabası baya büyük gerçi ama napalım artık, boyumuza göre araba :) ezer geçerim uleyyynn!! :D

- tatil istiyorum tatil! anam herkesler bi bodrum, çeşme, antalya dolaylarında geziyor annemlerin çevresinde. bazı összede arkadaşlar yazlık sezonunu öss night amacıyla açmıştır belki. bilemiyorum. ama egede ya da güneyde, güneşlenen arkadaşlarım elbette var! hissediyorum! onlar denizin tadını çıkarırken ben burda sıcaktan kavruluyorum. adalet istiyorum!

- hardal hanım kızımız one love'da sürtüyor. bense onu özlüyorum. 2 dedikodu çevrilmiyor o MSNde olmayınca (: ama sağolsun mesajlarını esirgemiyor. hatta one love dönüşü dün gece mesaj atmış. yerim.

- yemeksepetinden verdiğim burger king siparişim üzerine istanbuldan bir çağrı aldım. telefonun öbür ucundaki kadın yemeğinizden memnun kaldınız mı dedi, siparişi getiren size karşı nazik miydi dedi. evet didim. aynı şeyi kentucky fried chicken yapsaydı sıçıp sıvardım telefondaki kadına. kardeşim için verdiğim siparişi getiren "adam" o kadar yüzsüzdü ki. insan bi iyi akşamlar der, afiyet olsun der. hanzo. dua et geç getirdiğin için kafana geçirmedim onları. denyo nolcak!

- yeni ve kişisel bloglar buldukça seviniyorum. bir ara bunları detaylı inceleyip marulumla ortak blogumuza tanıtım yapmam gerek.

- dün marulla "17 yeniden" diye bir filme gittik. amaç saçma filme girmekti, bunu seçtik. 30 going to 13 filminin erkek versiyonunu izledim. hepsi o.

- uzun aradan sonra ilk defa dün biraz daha fazla bira içtim. demiştim bira sevmem diye.

- marulla aynı evde yaşamak istiyorum. keşke böyle bir imkanım olsa. hayatta o fırsatı tepmez, dibine yerleşirdim.

- ispanyolcam iyi gitmekte. ispanyol birine ucundan kendimi tanıtabilirim. gerçekten.

- dün gece itü sözlük ahalisi "yine" disko kralındaydı. alışkanlık haline getirecekler heralde :)

- gece bir anda ateşim 39.2ye yükseldi. uyuyamadım 1-1.5 saat döndüm yatakta. eklem ağrılarım beni bu diyardan çekecek diye düşünmedim değil. o değil de.. gene ateşim var benim :s yaz günü nerden çıktı off!!

- ipoduma hareketli şarkılar atıyorum. otobüste bazen tempo tutuyorum. millet bana bakıp bakıp gülüyor. bazen de otobüsten inip siteye girdiğimde dinlediğim şarkıyı sesli söylerken, hatta kafamda klip çekerken buluyorum kendimi. içimde bastırılmış bir şarkıcılık yatmakta sanırım. ama öyle püftürükten değil. dans falan eden cinsinden :D

- acaip ingilizce konuşasım var. babam ben küçükken ingilizcem biraz gelişsin diye yemeğe çıktığı yabancı iş adamlarıyla beni bir araya getirirdi. daha 2 yada 3. sınıftım. sölemesi ayıp o zaman bu kadar utangaç değildim konuşma konusunda. şakırdım. hepsi donakalırdı. hatta biri bana bisiklet almış. babam söledi. hatırlamadım ama.

- marulla olan blogumuza uğrayın. izleyici olun, sizi de kısa değerlendirmelerimiz içine alalım.(bildiğin reklam koktu bu) - blog-guide-tr.blogspot.com şu saniye slogan buldum ama daha yeni olduğu için pek de uymuyor aslında: bir blogdan fazlası :p

eklem ağrılarım beni pc başından alıkoymadan yazıma son vereyim. ADIOS!!

(ps: ispanyolcada hoşçakal demenin "hasta la vista" olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz gençler. artık kullanılmayan bir kalıpmış bu. benden söylemesi. rezil olursunuz valla)
--> Read more...

21 haziran 2009

tüm babaların babalar günü kutlu olsun.

bana sabah gözümün çapağını silemeden hadi bakalım al ehliyetini diyen,
anneme sen kuaföre git biz camentayla arabayla gezcez diyen,
bana sen bu sene annenin arabasını kullan, yüksek araba daha güvenli küçük ve alçak arabayla sıkıştıran çok olur diyen,
gazetede gördüğü haber üzerine "len senin blogun var mı?" diye soran,
bugün ilk defa aferin güzel kullandın arabayı deyip beni mutlu eden,

babamın da kutlu olsun tabiki :)
--> Read more...

20 Haz 2009

ilham perilerimin kıçında pireler uçuşuyor

yazacak bir şey bulamıyorum sevgili bloggerlar. yazsam en fazla 5 satır tutacak biliyorum.

umarım yarın ilham gelir ve uzuun bi yazıyla sizlerin karşısına çıkarım.

iyi geceler.
--> Read more...

19 Haz 2009

behlülle bihter mercimekleri fırına dizince biz de refaha ermiş sayıldık

dün akşam izlemedim açıkçası. reklamdı bıkbıkdı çekemem diye. az önce izledim sezon finalini aşk-ı memnunun. 38 bölümdür türk halkına işkence çektiren yasak aşkın kahramanı çiftimiz sonunda 70 milyona derin bir "ooohh bee" dedirtti. sözlükler coştu, milletin iletiler değişti. bir yandan da kimin gördüğü tahminleri dolandı ortalıkta. benim bir tahminim yok bekleyip göreceğiz ancak söylemek istediğim bir şey var. behlül efendicim, bihter senin falan değildir. senden önce bir çok insan onu götürmüştür, buna amcan da dahildir(yani heralde öyledir, diziyi izlemiyorum.. biri beni aydınlatsın). erken gelen oturur mantığı geçerli bende sanırım :) bihtere ilk kim dokunduysa bihter onundur. ha ilk sen dokunmamışsındır buna adımız gibi eminizdir :) tamam yeter bu kadar aşk-ı memnu!!

hardal istanbula gitti, haftaya da fransaya gidicek. 1 ay karının suratını göremicem,sadece telefonla mesajlaşabilicez. öyle işte ne biliyim. gitme lan!

beren saatle sevgilisi ayrılmış. kıskançlık yok diyorlar. hadi lan ordan! ben erkek olcam, sevgilim beren olcak, kıvançla deli gibi yiyişçek ben de kıskanmıcam. yok artık! doğaya aykırı bu yahu.

marulu özledim. ne dengesizsin demeyin, özledim işte.

şimdilik yazım bu kadar. diğer bloga yazı girmem lazım okuyucular. öperem.
--> Read more...

18 Haz 2009

marul'a

akşam kavga etmicemize dair söz vermiş olmam bloga sinirimi aktarmamam demek değil.

YANINDA O YA DA BU SEBEPLE, NE OLURSA OLSUN, BENİM İYİ BİLDİĞİM DIŞINDA Bİ KIZ OLMICAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAKKKKKK!!!!!

aaaa sinirim tepemde hala!! offfffff! o karıyı da elime bi geçirsem evire çevire döverdim de... neyse. gökçe var diye ses çıkarmadım...!!!

Bİ DAHA BÖYLE OLMASI DURUMUNDA ASLA SAKİN OLMUCAM MARULCUM HABERİN OLSUN!


ççook sinirliyim çooooook!!!



eğer o kız bi kere bile aklından senin hakkında kendine istediği bişi düşündüyse, gökçe mökçe dinlemem, alırım aşağı!! sakaryada sallandırır,kafasını duvara sürter kıvılcım çıkara çıkara parçalarım!!! ANLADIN MI KARII???!!!!!!

gökçenin arkadaşı olman şeyimde değil. sewgilimle aynı havayı solumayı bırak, onun bulunduğu 20 kmlik alan içerisine çöp bile atamazsın lan!!!! ALNINI KARIŞLARIM!
--> Read more...

16 Haz 2009

aslı yalanmış, fotokopisi bile çalıntıymış...

bıktım içimde tuttuklarımdan, haykıramadıklarımdan. insanların gözüne "bişiyim yok" dercesine bakmaktan ÇOK SIKILDIM!!

bu yazı direk olarak noir desire gitmekte evet. hayatımdan neler almış bi bakalım:

ilk olarak hakkında gerçeği öğrendiğimde umursamadım. kafama takıcağım bişi değildi yaşadığın. benim arkadaşım hatta dostum dediğim insandın. seni bu yüzden yargılarsam kendimle çelişirdim. herşeyden önce insandın gözümde. herşeye hakkın vardı o konuda. ne yaparsan yap ben seni gene dostum olarak sevicektim.

hatta hayatındaki en önemli insanla tanıştım, evet. sevdim de hatta onu. arkadaşım olsun istedim.. keşke istemeseymişim. zincirleme kaza yapmazdık o zaman.

istanbul hayalleri kurarken ben gerçekten seninle eğleniceğim için istemiştim. bi de kankamı görmekti amaç. ikiside olmadı. ikimizde biliyoruz ki ben ve hardal istanbul için gidiş biletindik senin. biz varken kimse bişi demicekti. rahattın bi nebze. ben de rahattım çünkü dostum dediğim insanla farklı bi maceraya yol alıyodum, en azından kendi gözümde...

gittik istanbula. plan yaptık ettik. olmadı noir. senin hakkındaki o gerçek ve elizenin yanında kendini çok farklı göstermen bizi mahvetti. beni duble mahvetti bunu biliyor musun? senin yüzünden 2 hafta hasta yattım ben. buna sonra gelicem.

sizin bizim yanımızda rahat olmanız neyse de... dışarda rahat olmanız BATTI bana. anlıyomusun? uyardım seni dimi? insanlar benim kadar rahat değiller. canınız acır sonra dedim. sen siklemedin bile. utanmasan bana küfredicektin. öyle baktın çünkü. belki de bu seninle hiçbişiin aynı olmicanı anladığım andı. gardımı aldım.

konuşmadım hiç seninle istanbulda fark etmişsindir. "sessizlik en güzel tepki"ydi benim için. ama öte yandan içime atıp dağlar kadar olan öfke ve kırılganlık gün geçtikçe büyüyodu.

elizenin yanında benim tanımadığım bi noir vardı. sanki 2 senedir bildiğim, yanında olduğum, dertlerimi paylaştığım noir gitmişti. sana tek kelam etmek istemiyordum. eğer ben konuşmaya başlarsam canını acıtıcak ve bundan zevk alıcaktım. doğru zamanı bekledim. ve sen üstüme atladın.

eğer elize olmasaydı sıçıp sıvıcaktım biliyo musun? istiklal ortasında bağırıp çağırıcaktım sana. sinirimi bilirsin. ama ben ilk kez yapmadığım bişi yaptım sayende, kendimi tuttum. taaa ki finaller bitene kadar.

ama son sabah içimde büyüyenler vücuduma vurdu. sabah kalktığımda inanılmaz baş ağrısı vardı. ateş de cabası. şekerim düşmüştü. gözüm kararmıştı. hayır yorgunluktan değil. SEN yüzünden NOIR DESIR!! sen benim hostele kadar ne acı çektiğimi biliyo musun? ya da taksideki adamın bana acıyan gözlerle baktığını? istiklalde herkesn dönüp dönüp bana iğrenen suratlarla baktığını? buna ne hakkın vardı?! beni bok yoluna soktun da eline geçti? eğer hardal olmasaydı ve bana cebinde kalan son şekeri vermeseydi ben değil o gece dönmek, o ay eve dönemezdim. yığılır kalır bi şekilde komaya girerdim. sen sevgilinle gününü gün ederken bana ne olabileceğini düşündün mü hiç? SANMIYORUM!!

ankaraya dönünce sayısız yalanını bulduk. evet HAYVAN gibi araştırdık öyle bulduk. yalan değil. daha baksak neler çıkar da... artık sinirimizin son raddesindeyiz biz. ölmeye niyetimiz yok. hele de SENİN YÜZÜNDEN ölmeyi hiç düşünmüyorum. kusura bakma.

eh be noir. ne boka benim sana olan güvenimi sarstın? cidden tatmin oldun mu bilmiyorum. bildiğim şeyler senin yalanların.

2 ay tuttum kendimi. bu ne kadar zordu benim için. bana ters bişi yapana patlayan biriydim. neyse en azından sabretmeyi öğrendim lan sağol.

sayende hardal sinir krizleri geçirdi. okula gidemedi yataktan çıkamadığı için. sağımıza solumuza saldırdık senin yüzünden. BUNA HAKKIN YOKTU!!

en acısı neyi biliyorum biliyor musun? arkamızdan konuştuğunu. evet farkındayız biz. KERİZ değiliz canıms! 2 hafta boyunca ateşten boğaz ağrısından gebermemi sağladın. hayır istanbulun soğuğundan değildi. ben soğukta çok kolay hasta olmam üzgünüm. tamamen sen ve elize buna neden oldunuz. ne ders yetiştirebildim ne finallere kafayı verebildim. uygun an gelsin ağzına sıçayım dedim. dedim lan bunu! ne inkar edicem! ben inkar etsem bile yalan söleyerek olayları çarpıtarak inkar etmem zaten. usturuplu bi inkar olur emin ol.

NOIR DESIR!! senle asla ve ASLAAA yüzyüze konuşmucam. neden biliyo musun? sana üzülüyorum. kendi çapında bir dünya kurmuşsun. içine lasombradan, hardaldan, benden ve nicelerinden hikayeler koyup derlemişsin. buna inanıyorsun. inandığın yolda başarılar demekten başka birşey söyleyemem ne yazıkki.

bir gün gelir de karşıma çıkarsan başını eğ öyle geç. gözüme bakacaksan da hasta olduğum sabah gelsin aklına. ha neden mi? belki utanırsın diye...

not: nedensiz yere konuşmuyor deme diye tam detaylı yazdım. ok. bye.
--> Read more...

günlerin içinden cağnım


herkesin blogda bi sıkıntı hali, herkes tatilde ne kadar sıkıldığından bahsediyor. ayol bi de bizim düşünün inatçı hardal hanımla. eah.

- dün baya uzun bi aradan sonra bira içtik aşkımla. ben gene azıcık içtim(2 bardak). sevmiyorum biranın tadını. rakı ya da vodka gibi olamaz. bira sucks bence :)

- ispanyolca kursumda hazırlıktan tanıdığım bi çocuk var. caponların sınıfındaydı hazırlıktayken. sınıfa ne ara girdi onu bile görmedim. ders arasında 2 lafladık. genel olarak sevdim ispanyolcayı. gırtlaktan ses çıkarma konusunu başarabiliyorum. sınıftakiler yapamıyorrrr :):) bide "r"leri uzatarak söleyemiyolar. çok mutlu oldum çok. hızlı söyleyince cümleleri, acaip seviniyorum çünkü çok güzel aksan yapabildiğimi düşünüyorum. evet kendini beğenmiş bi tipim! :D

- kumpir sakaryada "pink"te yenir. dün bi kez daha anladım. çok özlemişim oranın kumpirini. çooooooooooook!!

- diyetim çok kötü gidiyo ya.. of.. bu gidişle tatilde bol bol su yüzeyinde kalıcam oluşan simitlerimden dolayı. hatta benden ayrı bir organizma olacaklar. oooooooooff!!

- dün marulumla konuştuk bazı şeyler üzerine. çok seviyorum ve çok seviliyorum. ayrılsak bile hakkımda en ufak kötü bir söz söylemeyeceğini söyledi. önceki ilişkilerinde gönül eğlendirirken bende huzuru bulduğunu söyledi. kocaman sarıldım ona. kollarında bana her şey engelsiz, her şey kolay.

- kaçmak, uzaklaşmak istiyorum. 2 aydır kafamı yoran yalanlardan arınmak istiyorum. acil olarak tatile ihtiyacım var. ama sessiz bi yerde, sessiz bi şekilde. ve marulla...

- marulla ortak bloguma yazcak şey bulamıyorum. kızıyor bana :(

- karşımda tv açık. "kocam size emanet" diye bişi var. adama ağda yapıyolar... :D en büyük isteğim marula ağda yapmak hahaha:D neden bilmiyorum ama çığlık duymak istiyorum :D

- capon haftasonu istanbuldaydı. bana hediye almış ehi:D acaba ne aldı çok merak ediyorum. bi ara buluşalım da alıyım hediyemi ondan. yawrum ya. yerim.

- ispanyolca sınıfımın yarısı bilkentli ya. yuh :D hukuk var, işletme var, işletme yönetimi var bide bi kız amerikan tarihindeydi sanırım. bilkentliler olarak istila etmişiz tömeri :D

- evde yapacak hiç bir şey yok.

- babama en geç 9da kalkıcam tatilde demiştim ama kardeşim uyuyorsa saat 9da bende vurup kafayı yatıyorum. 11-12de kalkıyorum. mutluyummm :D

- geçen gün marulla parfüm aldık. yanında da hediye verdiler küçük bi parfümü. küçük olan parfüm benim. çok güzel kokuyo. ama marulumunki de muhteşem yanii :)

- kardeşim tüm evde rap söyleyerek "ablamı kaç günde evden kaçırabilirim"provası yapıyor. kıyamıyorum da kerataya. seviyorum onu :):)

- yarın sevgilimin çok önemli bi vizesi var. akşam rahatsız etmicem onu :( çalışsın kuzucan :(

- pepsi reklamıyla ilgili hiç bi şekilde yorum yapmadım. ama diyeceğim şudur ki oradaki "anne" rolünü oynayan teyzecimin sesi BERBAT. nası cazgır bi sestir o ya. iğraaannnççç felaaağğnnn yaneeeğğ :D

- canım 55 litre su içmek istiyo. bu aralar acaip su içiyorum. noldu bana anlamadımki..

- metallicadan sonra muhteşem bi grup gelmiyo bence türkiyeye. bakın yorumlarda bıkbık ötmeyin o geliyo bu geliyo diye. "bence" gelmiyo ki gidelim aşkıcımla..

- ben en çok damla marka suyu seviyorum. 2 sene önce bu günlerde ameliyat olmuştum babam o ara damlayı keşfetmişti. ameliyattan sonra ilk istediğim şeylerden biri damla marka suydu. herkes yiyecek falan ister ya da birini görmek ister. ben manyak gibi markalı su istiyorum. hatta babam bi gün odaya erikliyle geldi diye kızmıştım. gidip damla almak zorunda kalmıştı :D:D hemde 1.5 litre ve 5-10 tane yarım litrelikle geldi odaya. ama hormon dengem bozulduğu için içtiğimin 5-6 katı sıvı çıkarıyordum. su kısıtlaması yapmışlardı. günde 600-700 cc içebiliyordum. hayatımın en kötü günleriydi. gece susuyorum ama annem bana 1 gıdım veriyo falan.. off hatırlamak bile istemiyorum. gerçi sadece su değil. o günler hafızamdan sildirmek istediğim günlerdi. bak fena oldum şimdi.

canım sıkıldı okuyucu daha söyleyecek şey bulamadım. hadi ben kaçanzi...
--> Read more...

14 Haz 2009

seçmece bunlar


2 günümden seçmelerle karşınızdayım.. tata ta tamm!!!

-dün gene cepanın yolları taştan muhabbetine girdik ve cepaya gittik. biri bizi cepadan kurtarsın! hayır arkadaşım yakın da değil ki.. 1 saatte gidiyorum. kızılaya in.. ordan cepaaya git.. sinirlerim zıplıyo ama.. nedense cepayı seviyorum. öyle.

- yarın ispanyolca başlıyo. hadi bakalım... heyecanlıyım fena halde. nası öğrenirim, öğrenebilir miyim? daral geldi düşünmekten. ama bi mani olmadıkça çıkışlarında aşkımla buluşçam. o beni rahatlatmakta.

- oh.. hayatından biri çıkarmak ne kadar rahatlatıyor insanı. evet, bi kaçınız okumuşsunuzdur lasombranın yazısını. noir désir hayatımda yok artık.

- tüm gün malak malak internette takıldım yea.

- aşkıma cam aldım. paso onu dikizliyorum. çok mutluyum çok. artık her gün sevdiceğimin yüzünü görücem. yerim ben onu yerim yerim.

- dün gece okan'da benim de yazarı olduğum itü sözlük vardı. okan çok sevdiğim itü sözlük deyince ortalık şenlendi, yazarlar okan sevmeye başladı. zirve organizasyonu olarak gidilen program eğlenceli geçmiş baya baya. ardından da çorba içmişler. özendim lan.

- bugün öss çoğu insana girmiş. kamil ilk bölüm iyiydi, 2.bölümün üçte birini yapabildim dedi. öeh be yawrum. emrenin berbat geçmiş, hatta yorumu "gayıgayıverdi" oldu. tee lgs zamanında dersaneden tanıştığım bi arkadaşım "heueh tıbba giricem len" dedi. kuzenimin 3. öss'si idi. hala ses çıkmıyo kızdan.

- sanırım en kolay yıl benim girdiğim yıl olan 2007 idi. şansa bağlıyorum benim ünv.li olmamı. çünkü girdiğim okul marulumun mezun olduğu liseydi ve össden 1.5 ay sonra onunla tanıştım.

- caponizma hatun bodrumlarda diye nedense pek bir kıskanmalardayım. oysa ailesi falan var. ne biliyim. bodrum yea.(oha ben bodrum sevmem. sadece denizi güzel. denizi özledim sanırım- bi de marul bana sevgilim olur musun dediğinde ben bodrumdaydım. özeldir benim için)

- an itibariyle sevgilimin bloguna yazar olmuş durumdayım. ama hala yazı yazmışlığımız yok. hiihih.

- nommo hala benden platin istemekte. of of. :D

- inatçı hardal'ın blogu özel yapması... ne güzeldir.. ben de özel yaparım da blogu üşeniyorum ya.. cidden :D

- marulla tatile gitmek istiyorum. bi kaç gün kimse karışmasın. kafamızı dinleyelim, birlikte sabahlayalım.. hiç susmayalım.. sonra gözlerinin içine bakıp ona "seni çok seviyorum" diyeyim. benim için hayat bu.

- dikkat ediyorum da son 5-6 senedir öss haberlerini dikkatle izliyorum 2007ye kadar normal de, sonrasında neden izledim? ne işime yarıcak?

- karnım zil çalmakta. en son saat 3 gibi salata yedim. ıaah!

- sewgilimi çok özledim.


sevgilimle "görüntülü arama" yapmak üzere ayrılıyorum.

hoşçakalııınnn...

edit: aşkocan ilk yazıyı girdi.
--> Read more...

anne ben ne oldum?

ben HOMOFOBİK oldum anne. yıllardır insanlara "yea cinsiyetin ne önemi var sevgi sevgidir, karışmayın eneee" diyen ben, eşcinsellere karşı en ufak tepki vermeyen, onları İNSAN sayan ben, homofobik oldum.

sen soğuttun beni bu kavramdan biliyorsun. 4 gün boyunca tiksinerek bakmama neden oldu davranışların. üstüne tuz biber eken "yalan"ların.

umarım mutlusundur. umarım...

artık eşcinsel gördüğüm zaman "mikrop" muamelesi yapıcam. bravo sana. alkış!

not: blogumu okuyan eşcinsel bloggerlar... sizlerle alıp veremediğim yok. lütfen üzerinize alınmayınız. gözümde hala hakları olan, normal bireylersiniz. benden ya da başkasından farkınız yok.
--> Read more...

13 Haz 2009

kıssadan hisse

yarın ÖSS illetine gireceklere başarılar... umarım dilekleriniz gerçekleşir... üstelik bu sene daha şanslı olduğunuz aşikar... hadi görelim sizi gençler! :D
--> Read more...

ohh bee


dün akşamdan beri toshibamla hasret gideriyorum. bi daha göçmesin diye program yüklemeye falan korkuyorum görmeniz lazım. bugün de UPS alıcam içim rahat edicek. işin güzel yani hiç bir verim kaybolmamış. noktasına kadar duruyordu. bilgisayarı açtığımda kendi kullanıcı adımı görünce sevinçten delirdim evde zıplamaya başladım. dün zaten güzel bi gündü bi de evde bıdık toshibamı görünce duble sevinç yaşadım. ama unutmuşum ne kadar minik bişi olduğunu. diğer dandik laptop büyüktü, gözüm büyük ekrana alıştığı için gece boyu gözüm sulandı ve ağrıdı :) ama değeeeeeerrr.. çok özlemişim çok..

rahatlıkta son 2 günüm. malum kursa başlicam.

bugün tekrar marulumla buluşçam. ne yapçamıza dair bi fikrim bulunmamakta. belki sinemaya falan gideriz. ama bu aralar pek hoş film yok sanırım. bilmiyorum geçen hafta gittiğimde bulamamıştık.

şu saniye bi reklam gördüm. turkcell reklamı. reklamda oynayan kız bildiğiniz vanessa hudgensın ikizi :S kimdir vanessa hudgens? bu hanım kızımız şu salak "high school musical" serisinde oynayan kavruk bacımız. nerden mi biliyorum? işkence niyetine izletmişti kardeşim bir de last fm de sürekli karşıma çıkıyo bu kız ya...

evimizdeki koltuklar yüzleri değişmesi için gönderildi. bilimum minder ile tv keyfi yapmaktayız. uzun zaman sonra ilk defa mindere oturuyorum.

arkadaşım yaz tatili geldi tvde bişi kalmadı izlicek. şu an bez bebek izliyorum mesela. o kadar düştüm. sabahtan akşama how i met your mother izliyodum biraz baydı. başka bi diziye sariyim en iyisi.

sewgilim hala blog için post girmedi. nereden başlayacağını bilmiyormuş.ama beni de yazar yapacak, birlkte karalama yapıcaz o zaman.

toshibamın sevinci ile yazacak şey bulamıyorum. en iyisi akşama ya da yarına erteleyeyim yazımı..

kendinize iyi bakın..
--> Read more...

12 Haz 2009

:D:D:D:D

toshibam geldiii :D:D:D:D bugün bayramdır canlar! :D
--> Read more...

bu yazıya başlık bulunanamamıştır


efem tekrardan merhabalar :) (ıy irenç oldu bu)

- az önce lasombra hanım kızımızın yüklediği videoyu izledim. çok tatlı olmuş ve şarkı da uyum sağlamış bence. yorum olarak da bıraktım gerçi ama tekrar söylemekte sakınca görmüyorum, eğer ki inatçı hardal, ketçap ve ben tekrar senle bir araya gelirsek bizi de çek. çok özendim çoooookk!!

- inatçı hardal demişken, hatun blogu özel yaptı ya.. anam bi yazıyo bi yazıyo. "sürekli yazıyor efendim, durduramıyoruz" ya da "yazmaya programlanmıştır belki" nidaları eşliğinde okuyorum yazılarını. daha bi rahat ve daha bi iyi oldu onun için.

- sabah kardeşim karnesini evin girişine bıraktı gitti. karnesinde bu dönem bir 4 var ama sene sonu ortalamsında 2 tane 4 var. (bak gene de çalışkan çucuk. kimin kardeşi cağnıııımmmm) takdir denilen kağıt parçasından getirmiş. bi de ingilizce ve almanca seviyelerini yazan bir kağıt var. almancadan A2, ingilizceden B1 seviyesindeymiş beyimiz. ben 7. sınıfa giderken almancam hayvan gibi idi. sınıfta bi ben anlardım o dinlettikleri kasetleri. iyice mala bağlamıştı hoca, bana çevittiriyordu ne dediğini adamların. ama şimdi sor almancadan ne biliyorum? ich möchte fünf köfte :)

- bir ara okulda almanca mı alsam napsam? 6 sene gördüm ama bunun bi 3 senesi almancayı baştan alarak geçti. lise 1 de sınıfta almanca bilmeyenler var diye teeeeeeeeeee ismim hedehödö den almıştı hoca. o yüzden biz bilenlerin sınavları hep çok yüksekti :D sonradan bilenleri ayrı sınıfa aldılar ama bu sefer de ders anlatamayan bi kadın geldi. neyseki 2. dönem almancası sular seller gibi olan bi hoca geldi de rahatladık.

- şu yaz çat pat ispanyolcayı öğreniyim, ardından 1 sene gördüğüm ama küfür etmek ve adımı söyleyebilmek (bazen sayı da sayabiliyorum kendimi ezdim iyice) dışında bişi hatırlamadığım fransızcamı geliştiricem. babam 6 ayda manyak bir fransızcaya sahip oldu ve bana fransızcayı o öğretecek.

- geçen gün nommo, marul ve ban buluştuk. her zamanki gibi nommo beni krizlere soktu. platin bulmadın bi yenge dedi durdu. öyle işte. ardından marulla kaldık, güzel 2 saat geçirdik. bugün tekrar buluşup arabaya servis işini gerçekleştireceğiz. gideceğimiz mc donald's babamların iş yerine 500 mt. babama uğrayalım diyorum, yek yeaa diyo :D caponların evine de 100 mt. bari caponlara uğrasaydık sevgilim? :D

- marulum blog açtı. ama henüz bir yazı yayınlanmadığı için adresi vermiyorum. henüz izleyici de olmadım zaten. ben yazayım sen öyle izleyici ol dedi bana :)

- dobra dobra yazan bloggerlar ilgimi çekiyor. hepsini keşfedeyim diyorum. sen de yaz camenta öyle dobra dobra diyebilirsiniz. aslında yazabilirim ama çok ağır olur hacı. bi de hakkında yazdıklarım bi gün bu blogu bulursa kan çıkar. benden söylemesi :)

- nommo bizi istanbula çağırdı marulla. ayarlayıp gitsek, geçen yaz gibi süpersonik kısa bi tatil geçirsek.. üstelik metallica gibi bir telaş olmadığı için rahat rahat gezebilsek? ha hayatım?

- rüyamda tiksindiğim bir insanı gördüm. ona bağırıyordum. konuşacak hiç bir şeyimiz yok falan gibisinden bişi dedim heralde o ise yüzsüz yüzsüz suratıma bakıp "canımsss" diyodu. hadi lan ordan!

- masaüstü arkaplanım renault clio. baktıkça rahatlıyorum. bu şeyin benim olacağını bildiğim için (%80 bunu alırlar çünkü bunu istiyorum) içim açılıyor.

- babamlara bi Nikon aldırmam lazım. çekilecek o kadar çok kare var ki... fotoğrafçı olan kuzenimin bana öğrettikleri hafızamdan gitmeden bunları uygulamam lazım. işte o zaman size deviantArt adresimi vericem.

- evde oturup tüm gün How I Met Your Mother izliyorum. daha önce 2 kez izlediğim tüm sezonları birer birer tekrar izliyorum. her seferinde gülüyorum.

- geçen gün dolabımı düzenledim. kıyafetlerimin yarısına çıkış verdim dolabım çıplak kaldı. bir an önce alışverişe gitmem lazım sanırım. yoksa giyecek bir şeyim kalmayacak.

- bıçaklarla aram bir iyi bir kötü. bugün de sağ el bileğimi kestim. bilek yahu bilek! ora nasıl kesilir... hoş ayak bileğini bıçakla kesebilmiş biriyim. bunu neden soruyorsam...

- deniz bisikletinden korkuyorum okuyucu. o şeye bindiğim an ayaklarım titremeye, ruhum çekilmeye başlıyor. bu yüzden 6. sınıfa giderken tatilde babam bana "atla aşağı bu şeye tutunarak kıyıya geleceksin" demişti. ben atlamayınca beni atmıştı ve ben 10 dk boyunca o şeyin arkasında ağlayarak kıyıya varmıştım. çığlıkları söylemiyorum bile..

- ben çok küçükkene boğulma tehlikesi geçirmiştim. ciddi ciddi 20 saniye daha su altına mahsur kalsam ölüyordum. bi alman amca beni kurtarmıştı. annemler boğulacak olmama inanmamıştı o gün. geçen gün anlattığımda ise olayı hatırlamıyorlardı bile.

- össye kaldı 1. ben kamilden daha heyecanlıyım...

- turkcell hattıma Camper ile ilgili mesajların gelmesinden nefret ediyorum. Camper sevmem ki ben kardeşim!

- odamı değiştirme işlemlerine haftaya başlıyorum. usta 2 haftadır gelecek güya. ben küçük küçük başlayayım da rahatlayayım.

neyse okuyucularım. evi toparlamak üzere huzurlarınızdan çekiliyorum.

ADIOS!!!
--> Read more...

11 Haz 2009

blog tanıtıyore

şubattan beri buralardayım okuyucu. ilk defa blog tanıtıcam. çok uzun zamandır takip ettiğim, arada bi dayanamayıp yorum bıraktığım bir "anne" blogu.

"Defne'den önce, Defne'den sonra..." defneyleyasamak.blogspot.com adresinden ulaşabileceğiniz bir blog. Yazarı olan Tuğba Hanım çoğunlukla kızı Defne ile ilgili yazılar girmekte. 3. yaşına yaklaşmakta olan Defne, yani genel bilinen haliyle Defdef, tam bir büyümüşte küçülmüş vakası. Bukle bukle saçları ve inanılmaz diyaloglarıyla insanı kendine çeken Defdef, benim de takibimden kaçmadı.

Tuğba Hanım, anladığım kadarıyla oldukça enerjik, elinden her iş gelen bir bayan. Çektiği fotoğraflardan oldukça zevkli olduğu hemen anlaşılıyor. Ev dekorasyonu konusunda kendisini çok başarılı buluyorum zira hayallerimi süsleyen küçük detayları Tuğba Hanım oldukça önemsiyor.

--------------------

Neden bunu yazdın camenta hatun diyenleriniz çıkabilir. her sabah yeni bir post var mı diye baktığım ilk blog olma özelliğini taşıyor Tuğba Hanım'ın blogu. Kızına olan sevgisini tüm dünyaya duyurmak istemesi çok hoş bir davranış. bunun yanında bu sabah girilen yeni post ile Defdef'in ev işlerine meraklı biri olacağını düşünmem ve babasına sorduğu sorularla beni sabah sabah güldürmüş olan bu minik cadının yaşantısını sizin de okumanızı istemem bu yazıyı yazmamda etkili oldu.

Ayrıca önceki yazılarımdan birinden bahsetmiş olduğum anneliği tatma isteğim, bu blog sayesinde tavan yapıyor. hatta ileride kızımın adını Defne koyacağım.

Bu güzel ailenin arasındaki o sımsıcak ilişki, Tuğba Hanım'ın enerjisi, Defne'nin hayat enerjisi hiç ama hiç bitmesin. Ben bu blogu takip etmeyi hiç bırakmayacağım :)

not: aileye ilişkin fotoğraf koymuyorum zira Tuğba Hanımdan izin almam gerekir böyle bir durumda. ama nasılsa adres yukarıda yazılı. merak ettiğiniz her detay blogdaki fotoğraflarda gizli...
--> Read more...

10 Haz 2009

onun arabası var güzel mi güzel


yok lan daha arabam olmadı. heyecan yok.. no panic no panic!!

dün akşam babam elinde "toyota yaris" kataloğuyla gelince gözlerimde bir parıltıdır, bir umuttur her neyse işte onlardan belirdi. acaba bana mı diye saatlerce içim içimi kemirdi. aldım gizlice kataloğu inceledim. fena değil. ama clionun yanında "tırt" gibi bence :D neyse efem dayanamadım babamın yanına gittim katalogla. inceliyomuş gibi yapıp kaçamak bakışlar attım kendisine. bakmadı. "baba yeaa nerden çıktı bu katalogg" dedim. bilmiyorum dedi.. ardından napıcan ki dedi. "heeeç sordum ölesine" diyip acaba bakalım ne dicek diye beklerken ölesine bakmak için ben getirdim dedi. bak bakkkk. hani bilmiyodun len!

o arada kardeşim arabaya bakıp "bu sana büyük değilmi ya" dedi. koca bi ohaa çekmek istedim zira araba 3-3.5 metrelik bişi. "bu bana değil ki ehi ehi" derken içimden "hadi lan bana olduğunu söle, kulun kölen olayım pedercan" diyordum. sustu. tıpış tıpış odama gittim.

heyecandan 5-6 kişiye "olmmm katalogla geldi yaa sence nedir ki bu" diye sordum. herkes sana dedi. hayırlı olsun diyenim bile vardı. eh dedim, eğer banaysa herkese benden bira. konuştuğum insanlar dahil tabi buna. ha bi de kamile ısmarlarım. o da az çekmedi kahrımı şu 1 haftada. össye çalışmak yerine beni dinledi.

45 dk sonra içeri tekrar süzüldüm. bakalım ağzından bişi kaçırcak mı diye. babam bana "sen dün ardaya ne dedin" diye sordu. -kendisi kuzen olur-. ne demişim ki dedim. araba istiyormuşsun dedi. "yok yeaa iletimde yazıyodu arda da sana alıyım mı kuzen diye atladı e bende al dedim olay bundan ibaret" dedim. hangi araba o dedi. gözlerimden parıltılar saçarak "kiliyooo" dedim :D -kiliyo da ne diyebilirsin okuyucu. ben azcık hatta baya baya çocuk ruhlu olduğumdan bebe taklidi şeklinde clio yerine KİLİYO demeyi seviyorum, evet- ne alaka falan dedi. gördüm beğendim rahat vs vs vs dedim. araya bi kaç farklı konu girse de sonunda olay döndü dolaştı benim araba mevzuma geldi.

babama kalsa biz arabayı şu saniye gidip alıcaz. adım gibi eminim. ama annem arıza çıkarıyo. resmen bu kız daha bebek diyecekti. korkuyorum bıkbık dedi. sanki ben korkmuyorum. gidiceğim yol konya yoluyla eskişehir yolu. e boru değil. her sabah dötüm 3.5 ata ata gidicem. sanarsım 50 yıllık şoförüm. tieallam.

uzun uzun konuşuldu. gereği düşünüldü. (yalan söledim 3 tane sonuç çıktı aslında)

1) kendi arabam olacak, gayet onunla alışıcam araba sürmeye(annemle konuşacak, kararı tartacakmış babacan)
2) bi kaç ay clio kiralayacağız ve ben alışacağım
3) bi kaç ay kendi arabam olması için beklicem ama anneminkinde alışıcam. okula onunkiyle gidicem.

tabiki okuyucum ben 1. şıkkı yeğlemekteyim. ama eğer olmazsa da 2. şık da fena değil hani..

üstelik babam clioları ucuza bulabileceğini, renault'un resssmen babamın çalıştığı şirkete araba dağıttığını söyledi.

eh ben daha ne isterim?? bundan iyisi şamda kayısı be canlar!

sevgilimin de cliosu var. hatta onun deyimiyle " benimki uzun clio, baba arabası böyle. seninki bağyan arabası. göççük." ailecek renaultcu olucaz aşkımla :D

beni de renaultcu yaptın ya hayatım. e helal olsun :D

neyse okuyucum. ispanyolca kursuna kayıt yaptırmaya gidicem 1.5 saat sonra. evi derleyip toparlamam lazım. görüşürüzzzz.
--> Read more...

9 Haz 2009

gitmemelisin


rüyamda marulun başka kızlar istediğini gördüm. korkunçtu.

---------

gece yatmadan önce marula "rüyamda clioyu görcem, seni gezdircem" demiştim oysaki. bilinçaltım nelerle dolu, bilmiyorum. biri bana 10 tekila shot yaptırırsa bülbül gibi öterim bilinçaltımdakileri eminim. ama öyle böyle değil. saatlerce konuşabilirim. marulla hayallerimden, onla düşündüğüm gelecekten, korktuklarımdan.. hatta korkmadıklarımdan.

---------

rüyamda bi konserdeyiz. konferans salonu gibi bi yer. çıkan grubu hatırlamıyorum. ama sevdiğim bi grup. onlara yakın olmak için önlerde ortada bi yer buluyorum. marul ise bi kaç metre uzağımda. erkeklerle konuşmakta. sanırım lisedeyiz çünkü beyaz gömleği ve lacivert kravatı var. o haliyle aşırı yakışıklı(madde 1: marulu liseli haliyle görmediğimden olsa gerek). yanına gidip onu da yanıma almak için kalkıyorum.

3-5 kişiyle konuşmakta. gırgır şamata. herkes gülmekte. ben geldiğimde bana bakıyor. ama soğuk. hissediyorum. bakışları donuk, vücut hareketleri bile bana kendimi iyi hissettirmiyor. kendi değil diyorum. bu marul olamaz.

bunları düşünürken o cümle dökülüyor ağzından: keşke başka bi kızla olabilseydim. herşey ne muhteşem olurdu...

sahnede şarkı sölemekte olan gruba bile aldırmıyorum. "sıçtın" diyorum kendime. "artık seni sevmiyo camenta, kabul et bunu". dayanamayıp avazım çıktığı kadar bağırıyorum. "BİTTİ!! TAMAM MI BİTTİ ARTIK!!!!"

ama o denli içten bağırmışım ki, arkamı dönüp gitmeye hazırlanırken boğazımın parçalandığını hissediyorum. o kadar yanıyo ki, sanki senelerce bi daha konuşamicam gibi geliyo. sinirli sinirli kantin gibi bi yere yürüyorum. ama o benden önce davranmış. kapıda beni bekliyo. "çekil yolumdan" diyip itiyorum. geri gelip arkamdan sarılıyo falan ama nafile. bitirmişim artık ilişkiyi. başka kızları hayal eden biri benim sevgilim olamaz ki..

"hadi be bıdık, bu ilişki bitemez" diyerek gözlerini gözlerime kenetliyo. "eaaah" diyip yoluma devam ediyorum. koluma gir diyo girmiyorum falan. yokuş aşağı bir yerden yürürken uyanıyorum ilaçlama aletinin sitede sabah sabah çıkardığı o iğrenç gürültüye...

----------

sabah yaklaşık 2 saat kendime gelemedim. nası bi bilinçaltım varsa, nası korkuyosam başkasına gitmesinden...

şaka maka 22 ay oldu. 2. yıla uzanan bi ilişki... zor bi yol ama gerçekten emek veriliyorsa bir o kadar da keyifli bir yol...

hayatta istediğim ilk şey bi ömrü bu kıvırcık lahana türünde saçları olan muhteşem adamla geçirmek.. elbette birbirimizi kırıyoruz, kavga ediyoruz. ama sevgimiz aşıyor herşeyi. o yeter bence...

marul bu blogda yazanları 15 ağustos günü tek tek okuyacak. her harfinden anlamlar çıkaracak. rüyamı ona da anlattım, nerden görüyosun böyle şeyler ya dedi. bilinçaltı işte. anlasana be çocuk, sensiz ömür düşünemiyorum. -kim olduğu fark etmez- seni başkasıyla bağdaştıramıyorum. ismin isminle bütünleşmiş işte. gerisi yalan...

işte bu yüzden sen, gitmemelisin...
--> Read more...

8 Haz 2009

İ-S-T-İ-Y-O-R-U-M!!!


ressssmen hayatımın arabasını buldum ben. yeni çıkan renault cliolar benim için üretilmiş.

aradığım özellikleri taşıması bi yana, rahat bi araba. küçük bi araba. bıcır bıcır bişi..

annemin 3.50 ortalamaya sana araba sözüne karşılık bu ortalamayı yapamamış olmam ve annemin sana 3.50 yapana kadar araba yok ve benimkini de kullanman için veremem demesi ile birlikte bangır bangır kavga etmemiz sonucu ben bu arabaya sahip olamicam sanırım.

geberiyorum 3 saattir CLIO CLIOOOOOO diye okuyucum. lotodan para çıksa yapçağım ilk iş gidip o arabayı almak olur cidden. bugüne kadar tamam yeaaa 98' Polo da olur diyen ben, artık Clio istiyorum. hem de gıcırından!

normalde renault sevmem. nefret ederim. zaten gıcık olduğum belli başlı araba markaları vardır. renault başı çekenlerdendir.

ay almazsam ŞİŞERİM ben okuyucularım. bi yardım eli uzatın hadi be. 60ınızdan 500 çıksa ben onu alırım be hacı. hemde sıfır alırım.

şimdiden kabarmaya başladım okuyucu. elini çabuk tutsan da bana 500cük atıversen diyorum...


not: yukardaki araba olup, sedef siyahını şiddetle istemekteyim ben!


------------------------

bugün hem bu clioya hem de yeni lagunaya oturdum. direksiyon kısmına. laguna ya oturuncaki ruh halim bir iş adamından farksızdı. kendimi ülkenin sayılı zenginlerinden sandım bi kaç dk. üstelik erkek sandım o ayrı. karı-kız tavlarım ben bunla dedim. etkiledi beni araba. ama cliocum bi tane.

yarım saat boyunca bikbik öttüm marula. "clio al banaa ben clioo istiyooom" diye tutturdum. yazık yavrum "param olsa hemen alırdım aşkım" falan dedi. bence annenleri ikna edebiliriz dedi. dedi de dedi. biliyorum o da benim mutlu olmamı istiyo. ama farkındayım ailemin sorun çıkarıcağından. öf pöff be okuyucu.

pamıh eller cebe demekten başka bi şansım yok. her ne kadar o parayı yollamicanızı bilsem de...
--> Read more...

7 Haz 2009

...te quiero barcelona...


evet efendim, ispanyolca kursuna başlıyorum haftaya. heyecanlıyım, yeni dil falan. bilmem kaç sene sonra ilk kez dil öğrenicem. (5. sınıfta 1 sene fransızca görmüştüm. adımı söylemekten başka bişi yapamıyorum ama bu yaz babamla fransızca çalışıciğim, az da olsa bişiler kapıciğim)

artık melodilerini severek dinlediğim ispanyolca şarkılarının sözlerini de anlicam. ne gadder hoş!

----------------------

kardeşim sbs ye girdi ancak sbs ona girmiş gibi görünmekte. zor dedi, yapamadım dedi. zamanı yetişmemiş zaten. morali bozuktu kuzumun. sabah onunla gidecektim ancak uykuya olan tatlı bağlılığım izin vermedi. sadece o gitmek üzereyken yanıma çağırdım, sarıldım ve başarılar diledim. sen yapacaksın dedim. 31 temmuza kadar beklicez sonuçlar için zira adamın gazeteden falan bakmaya niyeti yok sonuçlara. moralini bozmak istemiyormuş. ablasının kardeşi olduğu çok belli! ama bana hem lgsde hem de össde zorla baktırmışlardı cevaplara.. o ayrı.

sevgilimi özledim, yarın görüşücez gene. dün görüşemedik çünkü bugüne 2 vizesi vardı. benden daha önemli olduğunu düşünüyorum o vizelerinin. pazartesi görüşürüz dedim ve çekildim. yarın gönlünü alıcam onun dün görüşemedik diye. şu okulu bi bitse, bi tatile gitsek. hatta ağustos 10 gibi onunla birlikte tatilde olursak, ve de zaman uyar ise, hoş bi organizasyon yapıcaz. şimdi burda açıklamıyorum ne olduğunu. sadece marulum ve ben biliyoruz bunu :) belki sonra söylerim.

tatil demişken. 1 aylık ispanyolca kursumdan sonra(2 aylık başlamış, kaçırmışım) ailecek tatile gidecekmişiz. eğer annemin dediği gibi tekne turu ise, gitmem! zaten sevmem ben öyle tekneymiş, gece orda kalmakmış. 3-4 saatlik tekne turlarına zor katlanıyorum. 1 haftamı denizin ortasında geçiremem kimse kusura bakmasın.

gidelim gene küçük bi yere, temiz bi pansiyon bulalım. sabahtan akşama kadar deniz yapar, ardından yemeğe gideriz. oh misss. kafanı dinle. daha ne :)

haftaya öss var. kamilin sınavının iyi geçmesini diliyorum ancak olmayacak gibi. puanları kötü. bilkente gelir belki, bi umut. güzel olurdu be 18 senedir birlikte olduğum kankacığımla aynı okulda okumak. keşkem gerçekleşse.

capon saçlarıma bayıldı. sürekli "ay çok güzel olmuş camenta" dedi. mutlu oldum.

--------------------

seneye ispanyaya staja gidebilme ihtimalim oldukça yüksek. şimdiden şarkımızı söylüyoruz o zaman : TE QUIEROOO BARCELOOONAAAAA :D

gerçi barselona da olmicam, sahile yakın küçük bi yerde olucam ama.. bakalım. gezelim görelim değil mi canlar. o değil de babam bi iş seyahatine gitse ispanyaya. cidden 2-3 günlüğüne takılcam peşine. adam anlata anlata bitiremedi barselonayı. açıp google earthten falan gösteriyo ara ara. ne düzenli şehirdir orası ya. zaten sır basilika için bile gidilir oraya. ne kadar görkemli. bi de o tamamlanmamış haliymiş. tamamlansa ne olurdu kim bilir?!

şu ispanyolcaya başlıyım, 1 ay bitsin. o zamana ayvalık falan kesinleşir. eğer ki gidemezsem ayvalığa (ki gitmek için canımı veririm) 1 aylık başka bir dil daha öğrenirim kim bilir? lisan öğrenmek güzel iş cidden.

dün lisedeki tarih hocamızı gördük tunalıda. kadın zaten zayıftı iyice kuş kadar kalmış. latin danslarına başlamış, saçlarını turuncuya boyamış falan. bi yarım saat muhabbet ettik sokak ortasında. çoğu insan sevmese de severdim o hocayı. bana bi yamuğu olmadı :p

şimdi gideyim canlarım. annemlerle dışarı çıkabilirim her an....

kendinize iyi bakınnnnn!!
--> Read more...

5 Haz 2009

giden saçlarım oldu benim


gene saçlarımı kestirdim ben! ama bu sefer son 3 senenin en kısası ünvanını alarak omuzlarıma bile değmeyen saçlara sahip oldum. pişman mıyım? hayır. yakıştı bence. kızıla da boyattım. ohh. güzel güzel. kafam hafifledi lan.

olmayan arabamın ilk hediyesini aşkımdan aldım bugün. ipoda bağlanan bi kaset, böylece yol boyu ipoddaki şarkıları dinleyebiliyosun. onun arabasında vardı, ben de çok sevmiştim. gitmiş bana da almış. canım yaa. ama şimdilik onda duruyo. arabam olursa ben geri alıcam ondan :)

atatürk orman çiftliğine gittik ve huzur bulduk ey izleyiciler. kokoreç de yedik. rejim biraz gümledi bugün ama olsun. aşkımcan için herşeyi yaparım ben.

yarın capon ve inatçı hardal bağyanlarıyla dışarıya çıkıyorum. kız kıza çıkmayalı olmuş baya. bi tozunu attırmak lazım ankaranın dimi kızlar:D

nedense aklımda yazmak için bişiler yok. aşırı mutluyum. saçlarımı insanların beğenmiş olması benim havalara uçmama sebebiyet vermekle beraber, bu saçlarımla sanki özgüvenimi tazelemiş gibiyim. bi rahatladım. hayatımda boşluk varmış da bunla dolmuş hissi var.

-------------------

kafama pussycat dolls'dan "jai ho" şarkısı takıldı. hani şu slumdog millionaire'in soundtracki de olan şarkı. fena enerjik ve zaten hint ezgilerini seven ben için muhteşem bi parça. evde söyleyip söyleyip ayna karşısında dans ediyorum inanır mısınız?! ciddiyim. kalori de yakmış oluyorum işte fena mı:D

bu arada acaip bişi oldu. geçtiğimiz gece rüyamda bizim lise sınıfından bi kızı gördüm. saçlarını kestirmişti. neyse. ertesi gün caponun facebookundan bi kıza bakayım dedim. benim rüyamda gördüğüm insanla fotosu vardı ve ne göreyim! kız ciddi ciddi saçlarını kestirmiş. bana ne malum oldu okuyucular şu işe bi el atın be. yoksa ben oha ne görsem oluyo diyip saykoya bağlicam. rüyamda zorla araba görmeye falan çalışçam. ya da ne biliyim marulla aynı ewde yaşicamı görcem mesela 1 hafta sonra aynı eve taşınacağımıza inanıcam. yardım edin!

benim bıdık toshibam hala yok ve ben olayı yanlış algılamışım. tamir sürei 30 İŞ gün
ü imiş. bu demektirki önümde 10 İŞ günü olmakla beraber aslında tam tamına 2 HAFTA var. ay sabır versin biri bana. tanrıdan isteyemiyorum malum ateistiz:D bi duruşumuz var :D

bedük'ün aşka gel şarkısının videosunu yeni izledim ve BAYILDIM.
aha da video.

--------------

yaşamayı, marulla olmayı, ara sıra arkadaşlarımla takılmayı seviyorum. ama özellikle marulla olmak beni 2 yıldır hem bedenen hem ruhen rahatlattı. çok mutluyum, çok seviyorum ve sevildiğime de inanıyorum. umarım hayatım saçlarım gibi kısa olmaz be okuyucularım. :(

ben kaçar. sevgilimle konuşuciğim! iyi geceler hepinize.

not: saçlarımın boyu tam olarak 2. fotodaki gibi.
--> Read more...

4 Haz 2009

refet evine dön


lan hala econ102 açıklanmadı okuyucu. merakımızdan çatır çatır çatlarken, artık hüzünlerimiz yerini mecburi olarak geyiklere falan bıraktı. "refet refettt huuu suçu kendine at beybii" diyeninden tutunda "refet kaybolan fransız uçağındaymış meğersem" gibi atıp tutan da mevcut. ben mi? hepsini karma yapıp millete sıcak sıcak sunuyorum. kendi düşüncem yok evet.

refet hoca yurt dışındaymış. sınavları da asistanlar değil, kendisi okuyormuş. gecikme bu yüzdenmiş. bi kaç güne açıklanacakmış notlarımız. zaten ben A-den umudu kestim sevgili okuyucularım. honour dan satisfactory'e düşüşümdeki yolları inceden inceden aşıyorum. tehey de tehey. annem artık "kızım anır oldu" diyemeyecek ama süper bi cümle kurucak "kızım tatmin etti bizi" diyecek. tatmin olucaklar. benden mutlusu var mı şu hayatta?? ailemi mutlu edicem, tatmin olucaklar o sikindirik notumdan yehuu :)

şimdi ben dün marulla buluştum ya, gözünün önünde tam 7 sigarasını kırıp attım! :D ben de içmeyeyim o da içmesin. sağlıklı sağlıklı yaşayalım uzun yıllar. ana felsefem budur evet. biz marulla çıkmaya başladığımız ilk zamanlar bu bana ohhh sigaradan 35imde gidicem falan derdi. acaip kızardım. hatta bu yüzden ağladığımı bilirim. adam 35inde gitmesin diye 1.5 senedir bikbikbik ötüyorum kafasında sigarayı bıraksın diye. sonunda amacıma ulaştım. bi paket almıştı sende kalsın bana her hafta 3 tane ver diye. işte o paketten toplamda 10 tane falan içti heralde. 7sini kırdım. 2sini gözünün önünde boşa yaktım :D kötüymüşüm ben ya. ama herşey ona olan aşkımdan. cidden bak. yoksa sigara kırarken acaip mutlu olan bi tip değilim yani.

çoooook düşük bi ihtimal bu akşam marulla MFÖ konserine gidicez. ama dedim ya çok düşük. zaten yarın sınavı da var. bence gitmesek daha hayırlı olacak ama bir yanımda uff gitsek sarmaş dolaş MFÖ izlesek diyor. ne yapsam bilemedim be.

rejimim oldukça iyi gitmekte. göbeğim 1-2 mm içeri girdi. görebiliyorum. bi de simitlerden kurtulursam var ya benden mutlusu olamaz şu hayatta.

ailem tarafında iyice kıskaca alındım lan. annem bıkbık babam bıkbık. kardeşim zaten ayrı bıkbık. aşırı sıkıldım 1 haftada tatilden. keşke marulumun okulu olmasa. cidden kaçar giderdik bi yerlere. hayal etmesi bile beni rahatlatıyor.

sbsye 3, össye 10 gün kaldı. ben giriceklerden daha heyecanlıyım heralde. bi sürü össye giricek arkadaşım var. umarım hepsinden iyi haberler alıcam. umarımki gözyaşlarım sevinçten akıcak. hadi bakalım.. özellikle kamil ve de emre(hiç bahsetmedim bu çocuktan size, ama bayaa bayaa yakın arkadaşım. birlikte büyüdük) iyi haber verirlerse olduğum yerde 35 takla atarım.

benden şimdlik bu kadar. esen kalın!:D

not: refetcim evine dön yawrucum. hadi canım hocacım. bak 3 gündür not bekliyoruz. bi an önce gel de açıkla be hacı. hadi beee! fırtına öncesi sessizlik, vallaha fırtına öncesi sessizlik!!!!


NOTLARIN EN BÜYÜĞÜ:
econ102 açıklandı olm. resmen kıl payı ilen A- kaçırdım. B+ geldi. peeeh! 2.99 ortalama pek bir güzel. annemler kızımz bizi tatmin etti diyecek.
--> Read more...

3 Haz 2009

seems like i'm crying


o kadar taktım ki ortalamamın düşük gelmesine, sinirden ve üzüntüden hasta oldum. gece 3 e kadar uyuyamadım, ardından uyuduğumda ise saat başı uyanarak acaba ekonomi açıklandı mı diye düşündüm. rüyamda ekonomi gördüm, sevindirdi rüyam. ama uyandığımda "that was just a dreaaam, just a dreaaaam" nidaları peşimi bırakmadı. berbat bi gece geçirdim anlayacağınız.

sinir harbi yüzünden sevgilime de kötü davrandım, bugün gönlünü alıcam.

akşam arkadaşımla dışarı çıktım, geniş salıncaklardan birine oturduk, o benim dizime yattı, ben ona dertlerimi anlattım... sonra o bana dertlerini anlattı. planlar yaptık 2. sınıf için. çok çalışıcaz asla 3.50nin altına düşmicez dedik. hayal de olsa düşününce mutlu olduk...

bu arada hala ekonomi açıklanmadı. çok ufak da olsa 3.06 umudum var. ama diyorum ya çok ufak. gönlümden geçen a- gelmesi ama b+ ya da b gelmesi olasılığı yüksek.

çok küfür ettim hocalara, çok çıkıştım insanlara. "çalışır yaparsın seneye" diyenlere bağırdım.

hastayım işte. sabah ateşler içinde kalktım. başım ağrıyor, yüzüm bembeyaz. çalışınca olur derlerdi, olmadı. en azından 3.30 düşleyen ben 2.99 olması ihtimalini hesaplamakla meşgulüm 24 saattir.

yemek yemiyorum, odamdan çıkmıyorum, aynaya bile bakmıyorum. kukuman kuşu gibi yatağın içinde pc başında bekliyorum ekonomi açıklanır diye. ama açıklanmıyor.

sinirden 10dk da temizliği bitiriyorum, yetmiyor bi daha temizliyorum ama odam aynı dağınıklıkta bana eşlik ediyor. odamı bu denli dağınık görmek ruhumu yansıtıyor.

annem geliyor, insanlık halidir olabilir, artık üzülme, normal hayatına dön diyor. bön bön bakıyorum. hı hı diyorum, o kızıyor. kendini parçaladın diyor. babam da aynı şeyleri söyler mi diyorum, tabiki diyor, inanmıyorum.

saatlerce ağladım dün gece. hıçkıra hıçkıra. hakettiğim, söz verdiğim ortalamayı yapamamış olmamın verdiği acı, yüreğimi deldi geçti gece boyunca.

hayatımın en kötü günlerinden birini yaşıyorum. tesellim ise marulla 2 saat sonra görüşücek olmam oluyor..

yazıya son verirken bir kez daha not açıklandı mı diye bakıyorum, yok... yok... yok...
--> Read more...

2 Haz 2009

işletmemin c gelmesiyle elveda 3lü ortalamalar.
ekonomiye bağlı herşey. eğer a- gelirse 3.06 yaparak günü kurtarıcam.
bundan aşağısı gelmesi durumunda.. bu benim son yazım olabilir okuyucu.
--> Read more...