24 Şub 2010

bilmiyorum.


şubat bitmek üzere ve benim şu ana kadar yazdığım yazı sayısı 5! bununla 6 olacak. o kadar boşladım ki blogu.
ama itiraf etmek gerekirse içimden glmiyo yazmak. ne biliyim yazınca bişiler ters gidicek gibi. yengemin hamileliğini buraya yazmam ve 3 gün sonra acı haberi almamız artık her yerde herşey söylenmez gibi bi düşünce doğurdu bende.
hoş, hayatım bildiğiniz gibi hala. değişen bir şey yok ya, neyse.
şubat başından beri tek değişen çok daha sıkı ders çalıştığım, sürekli olarak bi yerlere koşturduğum. seminerlerin 2. haftasındayız ve ben kendimi inanılmaz yaşlı hissediyorum. her öğlen ve akşam okulun bir ucundan diğer ucuna, güzel sanatlar fakültesine git, sıkış tıkış seminer dinle. zaten boyum da uzun. sığmıyorum arkadaş!

ne diyoduk, evet gerçekten derslere gömülmüş vaziyette perişanım. sevgilimi ihmal ediyorum gibi de azcık. o yorgun ben yorgun. soyadımızı yorgunoğlu olarak değiştirmeyi teklif ediyorum.

benim 10lu yaşlarım bitiyo cts itibariyle. 20lere basıyorum. 18 olurken içimde çok ufak bi kıpırtı vardı. reşit olmak... sadece rahatça içebilmekti aslında bendeki anlamı. babamlar içinde devletin artık beni bireyden sayışı.
şimdi çok daha heyecanlıyım. 10 yıllık bi periyod daha bitiyor ve ben gün geçtikçe büyüyorum. olgunlaşıyorum. arkadaşlık ilişkilerim laylaylom değil. tabiri caizse eşeğimi sağlam kazığa bağlamaya çalışıyorum. ha bir de, ayaklarımı yere sağlam basmaya.

18ime sevgilimle girdim. yeni bir hevesi onla tattım. şimdi daha da olgunlaştığım ve de olgunlaşacağım günlere onunla adım atıcam. bir de sevdiğim arkadaşlarımla.

20 olmak... bir kaç sene öncesine kadar 20 olunca nerede olucam diye düşünür dururdum. şimdi buradayım. olmak istediğim yer mi burası. bilmiyorum. ama olmak istediğim adamlayım. onu biliyorum.
belki mesleki yönden çok yanlş yerdeyim belki de. gerçekten bi fikrim yok. tanımıyorum henüz kendimi. neye yatkınım bilmiyorum kazık kadar olmuş olmama rağmen. hedeflerim neler, nerede yükselmek istiyorum... bir hayalim var yalnızca. ispanyada sevdiğim erkekle, marulla yaşamak. gerçekleşir mi bilmiyorum. herşeyi bildiğini sanar ya insan, ben bilmediğimi fark ediyorum.

dünyada ilk 20 yılımı tamamlarken, sonun başlangıcına yaklaşıyorum...

4 insan evladı "Durun siz kardeşsiniz!" demiş:

Serra dedi ki...

yepisyeni blog açmama rağmen benimde hiçbişey yazasım yok. yazınca herşey ters gidiyor düşüncesinden nasıl kurtulabiliriz dersin ?

birde seni okumayı özlemişim :)

...camenta... dedi ki...

OHAAAAAAAAAAA :)

ya ya yaa sonunda geldin sonunda. bekliodm açmanı.. oh bee.

bi kaç kötü şey yazalım, iyiye dönerse iyi şeler yazmaız artık blogaa :D

Serra dedi ki...

sende özlemişsin biliyordum biliyordum :)

bunu deneyebiliriz bence :)

...camenta... dedi ki...

inanılmaz özledim kızım seni okumayı.. tahmin edemezsin!