7 Tem 2010

Son Günler


bayadır bi uğramadım bloga. ne yazasım geliyor, ne okuyasım.3-4 tane blog var bu blogu açtığımdan beri takip ettiğim. onlar arasında dolanıyorum sadece. günlerim hemen hemen aynı geçiyor. sıkıcı-monoton-sıkıcı.

istanbuldan geldiğimden beri toparlanamadım sanırım. çok tatlı bi 4 gün geçirmiştim ve gerçekten kafa tatilimdi o benim. ankaraya dönünce aynı ortamla tekrar karşılaşınca, bu kez ankarayı sevmedim. 3 haftadır kafam istanbulda... denizi özlüyorum mesela. ankaranın boşluğuna, çoraklığına hala alışamadım. sanırım 4 gün için fazla bağlandım istanbula. hem de çok fazla. geri kalan aklımsa madridde.

pazar sabahı önce istanbula, öğlen de istanbuldan madride uçuyorum. 1 aylık ülkeden uzak kalma maratonum başlıyor. annem bas bas bağırırken "artık şu bavuluna el atsan" diye, ben kös kös oturuyorum. saatlerce uyuyorum -bu da hiç huyum değildi, bi şeyler oluyo bana anlamadığım- gün içinde neredeyse sürekli olarak pc başındayım. sanırım o kadar çok odaklanmışımki madriddeki doluluğuma, burada biraz daha kıçı başı yayayım istiyorum. orada yemeklerimi kendim yapıcam, sorun değil ama buradakinden farklı olacak sonuçta yiyecekler. aynı performansı gösteremem diye burada sebze-bulgur pilavı vs. pişirip pişirip yiyorum. dönüşüm için şimdiden anneme yemek listesi verdim. döndüğüm gece ziyafet çekmek istiyorum. aslında ben madride gidince dönmek de istemicem ya, neyse. sonuçta el mahkum gelicem buraya tekrardan.

yazmadığım günler içerisinde TÖMERi bitirdim. tam 1 senede 12 kurun hepsini başarıyla tamamladım ve diploma almaya hak kazandım. ama hala kendimi ispanyolcaya hazır hissetmiyorum. umuyorum ki 1 ay bana ekstradan bir şeyler katacak, biraz olsun dilim çözülecek.

madridden döndükten sonra kısa bir tatilin ardına istanbula kaçmayı planlıyorum. kalacak yerim hazır, sıkıntı yok. üstelik en yakın arkadaşlarım var. caponum, inatçı hardalım ve niceleri. bütün kızlar toplandık diyo ya şarkıda, aynı o hesap işte. bütün kızlar toplanıcaz.

gitmeden önceki gece bikaç bişey çiziktiririm. vakit buldukça oradan da neler yaptığımı bloga yazıcam zaten.
kendinize iyi bakın.
--> Read more...

25 Haz 2010

Sen Kim Olduğunu Biliyorsun, Dikkatli Oku.

son yazdığım postu neden sildiğimi ileriki bi tarihte açıklıcam. sadece canımı çok sıkan ve bana yazıldığı belli olan - o kokuyu aldım - bi yazı okudum. ilişkilerimin millete prim vermesi kadar sinir olduğum bişeydi biten ilişkimin başkalarına prim vermesi. "siktir git, kendi çöplüğün sana yeter". demek istiyorum benim ilişkimi yorumlayan o malum şahsa. görmeyeceğimi, okumayacağımı sanman ne kadar basit, ne kadar masum bi umut. istediğim zaman her yerden her şeye ulaşabileceğimi unutmuş olmana imkan yok oysaki.

ilişki yaşamak ya da bitirmek 2 kişinin elinde olan bişi. araya 3. bi insan burnunu sokunca o insanı boğuveresim geliyo. eminim ben burda "bitti" yazdım diye zil takıp göbek bile atmışsındır bebeğim. ah pardon, sen acılısın dimii? kıyamammmm.. oyyy. GERİZEKALI. o kadar aciz ve de eziksin ki, benim biten ilişkimin sana mutluluk verdiğini bile açıklayamıyorsun. bari bu konuda dürüst ol, 3 senelik bişiyin bitmesine kıçına kına yakarak sevindiğini açıkla. sen de derin bir oh çek, ben de çekeyim. sadece 1 kez olsun DÜRÜSTLÜK bekliyorum senden ama sanırım çok şey bekliyorum.

uzun bi süredir canımı acıtıcak bişilerin olmasını beklediğini biliyorum, fırsat olsa da zırıl zırıl ağlasam diye beklediğini de. ama kısa zaman sonra buradan bi haber duyurup seni göt etmeyi planlıyorum sevgili kuş beyinli yavrucuğum. kuşlara haksızlık bu ya, neyse. seni yücelttim bak burda, hadi sevin. "arkadaşlarım beni çok seviyo yeaa, bana kuş dediler" de. bu sana yakışır çünkü, bir başkasına değil.

sen bana sataşmaya devam ettikçe öyle bir güçle büyüyeceğim ki karşında, inan senin ağzın 5 metre düşecek. bir de anlasam neye güvenerek bana sataştığını? beni görünce yolunu değiştiren görünmezin tekisin sen, neye dayanarak bu dayılanma?!

beni tanıyan kim varsa bu blogu okuyan şunu kafasına iyi soksun, biten ilişki benimdir. sizin kuyruk acınıza bi katkısı ya da onu azaltacak etkisi yoktur. herkes kendi işiyle uğraşsın, benim de canımı sıkmasın! yoksa gerçekten "canınızı acıtırım".

hala kim olduğunu anlamadıysan dur daha açık yazayım: o ilahi adalet dediğin kavram var ya, hah o gün gelip seni sikerttiğinde ağzını açamadın, hala kendi çapında dans ediyorsun kimsenin olmadığı sikindirik dans pistinde. böyle yaparak ancak ve ancak kendini komik duruma düşürüyorsun. ilahi adalet'in bana uğraması için zerre sebep yok, üzgünüm. o ancak dönüp dolaşır sana girer.

benimle ya da bizimle uğraşırken garip bi şekilde orgazm oluyosun, seni öyle bi şekilde zevkten dört köşe ederim ki hayatın boyunca o duyguyu tadamazsın!

AY PANİK ATAK OLDUĞM BİLOG KAPATIYOM BEN YEAAA, diceksin gene. kaçmak herşeyin çözümüymüş gibi.

eklemece: ayyy okudun bu yazıyı biliyorum. ama umarım bi daha okursun da bunu görürsün. evet cicim herşey lafta. hı hı. sanki hiç çıkmıcan karşımıza. bak bakalım o zaman her şey lafta mı değil mi?
--> Read more...

21 Haz 2010

yazıcam dedim gene yazmadım di mi ben?
bi süre yazmıcam sanırım.
yazmak içimden gelmiyo. zorlama şeyler de yazmak istemiyorum.
10 gün kadar yazıcağımı sanmıyorum.
sonrasına bakarız.
kendinize iyi bakın.
--> Read more...

14 Haz 2010

ey blogger ahalisi!

biliyorummm, biliyoruuum. yazmıyorum evet. açıkçası eski tadı kalmadığını düşünüyorum. ama bi söz daha veriyorum, cumartesi yazıcam.
neden mi cumartesi?
yarın sabah yollara düşüyorum. istanbula yolculuk. üstelik 4 saatliğine değil, 4 günlüğüne. hem de inatçı hardal hanım kızımla.
lasombrayla görüşücez, claire de lune ile tanışıcam ve bi aksilik çıkmazsa jeliboniyle yüz yüze konuşma fırsatımız olucak.
bunun dışında kamil'imle, emreyle, mertle buluşucam. ve istanbulun tadını çıkarıcaz.

kafa tatili yapmam gerekiyodu, ankaradan bi kaç gün gitmem gerekiyodu(yazın çekilmiyo burası ya, marulumda olmasa zaten...) ben de bunu istanbulla değerlendiriyorum ispanya öncesi.

hepiniz kendinize iyi bakın!
--> Read more...

10 Haz 2010

unutkanlık hapı olan?

benim blogda anlatıcağım bişiler vardı. ama unuttum ya :/
--> Read more...

2 Haz 2010

tatammm!!!

artık 3. sınıfım... okulu da yarıladım anlıcağınız. hala nelerle karşılaşıcam bilmiyorum, nasıl bi dönem geçiricem merak içerisindeyim. ama getirdiğim güzel bir ortalama var. 3 ayı doya doya, en güzel şekilde geçiricem. artık kafam rahat...

esas şimdi başlasın tatilimmm!!!
--> Read more...

30 May 2010

sorun mu var arkadaşım?!


işte geldim buradayım. 1 gün gecikmeli yazıyore. onu da eurovision'a verin, affedin gitsin. uzun bi yazı çıkarmaya çalışıcam. besmeleyle işe koyulmak lazım tabi.

- cuma günü eskişehirdeydim. dediğim gibi bu sefer yanımda marul vardı. 11.10 treninde yerimizi aldıktan sonra yolculuk başladı. başladı ama daha ilk dakikalarda bizi yaran bi olay oldu. şöyle ki: çaprazımızda entel kesimden olduğu belli olan, emre kongar tipli bi amca oturuyodu. o sırada da vagonda görevli dolanıyo "restorantımızda yiyecek içecek servisimiz başlamıştır" vs. tarzı şeyler sölüyo. bu amca görevliyi kolundan bi hışım tuttu. bizim kafalar direk adama döndü tabi. "RESTORAANNNN diceksin, restoraaağğğnnn." dedi adam. sonra görevliyi sıvazladı bıraktı. bi kaç saniye baktık, sonra kıkırdamaya başladık. şimdi anlatınca komik olmadı. evet. ama sesli anlatsaydım anlıcaktınız nası olduğunu. hala aklıma geldikçe gülüyore.

- eskişehirde ne yapılır? en huzur verenini açıklıyorum: git porsuk kenarında adalarda bi cafeye, biranı iç. cidden. o kadar huzur doldum ki... gene olsa gene giderim. insanları izle, sohbet et... bi yandan porsuk manzarası... oh daha ne istiyosun ki cağnım?

- Pino var eskişehirde. orada hamburger vs şeyler yapan bi kaç şubesi olan bi yer. gidin yiyin arkadaşım. biz sevdik hamburgerini. ortamı da iyiydi. hamburgeri güzel çünkü içinde envai çeşit yiyecek var. çeşit bol olduğundan lezzeti de güzeldi.(tamam bu önerme marula ait. öhm)

- bu sıcakta gidilmez yea diyip diyip odunpazarına kadar yürüdük, daha da bişi demiyorum. geçen sefer gittiğim gibi tramvayla gitmedim odunpazarına. o sıcakta eriye eriye yürüdük. kısa bi tur attık eski evlerin arasından, çeşme gördük su içtik vs. güzeldi.

- sonra sıcaktan dolayı canımız dondurma çekti. helva arası dondurma keyfi yaptık(zhe zhe)

- ardından espark tarafına doğru gidip espark önündeki çimlere yayıldık. gölge yer, esiyo da... 1 saat kadar oturmuş olabiliriz bilmiyorum, bi yandan da bi arkadaşımızı bekliyoduk çünkü. bol bol kendimizi çektik. geçen seferki gibi şehri çekmedim bolcana. o yüzden bloga şehre dair bi foto yükleyemicem. üzgünüm :(

- arkadaşımız da geldikten sonra yemek yedik. eskişehirde kalan son yarım saatimizi hızlıca bişiler içerek değerlendirdik ve trene gittik. o kadar yorgunluğun üstüne bi de baş ağrısı vurunca beni, yol boyu uyudum. marul beni zor uyandırdı... göz kapaklarım o kadar acıyodu ki... ama buna rağmen eve gelince 3e kadar uyuyamadım. ben de böyle garip biriyim. dün de 4.30-5 arasıydı uyuduğumda hatta. beynim başım patlıyo. çok uykum var :(:(

- eurovision'a gelirsek.... gayet üstlerde kalan bi şarkıymış meğer bizimki. bunu yarışmaya kadar fark edemedim çünkü canlı canlı daha bi iyi oldu sanki. gerçi mayfestte dinledik şarkıyı canlı ama eurovision ortamı çok başka olsa gerek.

- almanyanın şarkısının yanı sıra, belçikalı tom dice abimiz (abi de denmez, 89luymuş) beni etkileyenlerden oldu. o yüzden geceden beri tom dice dinliyorum. yeni jason mraz'im diyorum. o kadar.

- 15 haziranda istanbula gidiyorum. inşallah dinimiz amin. bi deniz havası çekmek lazım ciğerlere. bi boğaz lazııım. anca paklar.

- ispanyolcada son kur'a geçtim. 27 haziranda diploma sınavım var. ama sıcaklardan mıdır, artık sıkıldığımdan mıdır bilemiyorum, derslere konsantre olamıyorum artık. ilk dersten sonrası PUM.
seneye kursa gidersem 2 olsun. haftasonları yatıcam.

- salı günü notlarım açıklaniye. nası yusuf moddayım anlatamam. vezir de olabilirim, rezil de :(

- malt'ın yeni albümü sağlam olmuş. gene iyi çakmış adamlar. kendilerine bi WÖEH demek istiyorum.

- finallerden önce de ne yaptığımı yazmak istiyorum aslında ama düşününce pek de bişi yapmadığımı fark ettim. paso capon'a gidip ders çalışmışım. paso bi ineklik hali. kollektif çalışmalar. o yüzden anlatmaya değmez. meeeh.

- hava yağmurluyken bahar alerjim duruluyo. 2-3 gündür havalar sıcak ya, gene başladım hapşurmaya... çıldırıcam!

- vampire diaries dizisine başladım. sardı. ciddi sardı. ama hala himym kadar beni kendine bağlayan bi dizi bulamadım :(

benden şimdilik bu kadar. dağılabilirsiniz.
gene gelicem.
özleyin beni.
--> Read more...

27 May 2010

böyle boşlamak olmaz

finaller bitti diye yaydım. blogu gene boşladım :( 3 gündür çeşitli sebeplerden dolayı evde değilim. aslında şu an taslaklarda başladığım bi yazı mevcut. ama sanırım onun devamını getiremicem. toplayamadım ki kafamı.

uzun, upuzun yazmak istiyorum eskisi gibi. ama sanırım eskişehire gidip gelmeden olmayacak bu.
yarın eskişehire gidiyorum gene günü birlik, ama marulla. herşeye bakışım, herşeyin tadı daha başka olacak böylelikle. daha çok fotoğraf çekip bloga da koyucam çektiklerimi.
ama dedim ya, ben gidip gelmeden, kafamı tamamiyle dağıtmadan uzun yazı falan çıkmayacak benden.

o yüzden ya yarın gece, ya da cts gecesi yeni bir yazıyla, eski tarzımla karşınızda olucam.
kendinize iyi bakın!
--> Read more...